|
admin
|
 |
« : Şubat 21, 2010, 01:38:53 ÖÖ » |
|
EMPERYALİZM KARŞITI GENÇLİK
Ülkemiz gençliği her dönem emperyalizme karşı bir tutum almıştır. Tutum almakla da kalmamış her fırsatta bu tutumunu alanlara çıkarak kanıtlamıştır. İşte bu yüzden gençlik emperyalist odakların kin ve nefretle baktığı bir güç olarak görülmüş, susturulması ve teslim alınması gerektiği düşünülmüştür. Bu anlayışın gereği, ülkemiz gençliği sürekli olarak CIA’nın yaptırımları ile karşılaşarak ağır bedeller ödemek zorunda bırakılmıştır. Bilindiği gibi 1960’lı yılların ortalarından sonra gençlik Amerikan emperyalizmi karşıtı yığınsal bir güç olmuş, ABD’nin Tuslog binalarının taşlanması, Commer’in arabasının yakılması ve 6. Filo’nun hedef seçilip askerlerinin denize dökülmesi bu yüzden gerçekleştirilmiştir. Daha pek çok emperyalizm karşıtı gösteri ve eylemlere gençlik yığınsal olarak katılmıştır. Gençliğin NATO karşıtı tutumu ise her dönem başa alınmış, ülkemizin NATO’ya girişi ve NATO aracılığı ile oynanan oyunlar her zaman için gençlik tarafından duyarlılıkla gözlenmiş ve protesto edilmiştir. Yapılan eylemler salt bu kadarla da sınırlı kalmamış, gençlik; dünyanın pek çok yerinde emperyalistlerin dünya halklarına karşı giriştikleri boyun eğdirme ve işgal girişimlerinin karşısına dikilmiştir. Bilindiği gibi Vietnam halkının ABD emperyalizmine karşı yiğitçe sürdürdüğü direniş desteklenmiş, ABD’nin Vietnam’da yürüttüğü zulüm Türkiye kamuoyuna çok yönlü bir propaganda ile duyurulmuştur. Yine ABD destekli İsrail’in Filistin halkının özgürlüğüne karşı yürüttüğü her türlü saldırganlıklar da ülkemiz gençliği tarafından karşılık bulmuş, devrimciler Filistin’e giderek bu tutumlarını eylemliliğe dönüştürmüşlerdir. Gençliğin giriştiği eylemler salt bunlarla da sınırlı değildir. İçerde ABD emperyalizminin iktidardaki işbirlikçileri açıkça hedef alınmış ve işbirlikçi hükümetler, partiler birer birer açıklanarak onlara karşı yığınların tepkileri örgütlenmiştir. 1960 yıllardan günümüze kadar bütün siyasi iktidarların karşısına gençlik emperyalizm karşıtı tutumu ile dikilmiş, yerine göre Adalet Partisi, 12 Mart ve 12 Eylül faşistlerinin iktidara taşıdıkları partiler ve hükümetler gençlik tarafından eylemli olarak karşı çıkılmış ve eleştirilmiştir. Turgut Özal’ın ANAP’ı, daha sonra işbaşına gelen DYP-SHP ortaklığı, DYP-FP ortaklığı, DSP-MHP-ANAP ortaklığı hep gençliğin prim vermediği iktidarlar olmuştur. Son AKP iktidarı ise gelmiş geçmiş bütün burjuva iktidarlarına taş çıkartacak denli ABD’ci ve işbirlikçi bir iktidar olarak işbaşına gelmiş, geldiği günden günümüze kadar ülke her yönüyle emperyalistlerin kuklası haline getirilmiştir. Durum o denli açıktır ki, AKP’nin başı Recep Tayyip Erdoğan artık günümüzde Büyük Ortadoğu Projesiyle birlikte ABD’nin bir memuru konumunda olduğunu kendi ağzıyla açıklamış, hiç kuşkusuz AKP iktidarı ve AKP iktidarının yaptıklarının politik sonuçları emperyalizm karşıtı gençliğin çok büyük tepkisiyle karşılanmıştır. Günümüzde gençlik bilmektedir ki, AKP ve tarikatlar eliyle ülke varlıkları emperyalizme peşkeş çekilmekte, emperyalistlerle birlikte işbirlikçiler de tam anlamıyla çok büyük vurgunların üstünde oturmakta ve ülke varlıklarını iç etmektedirler. Sonuç olarak emperyalizm karşıtı gençlik her dönem işbirlikçilerin korkulu düşü olmuş olmaya da devam etmektedir. Ancak burada gençlik saflarında çok büyük bir bilinçlenme gerçekleşmiş, tek başına emperyalizm karşıtı olmanın bir şey ifade etmeyeceği de büyük ölçüde anlaşılmıştır. Bu yüzden gençlik artık salt emperyalizm karşıtlığı ile sonuç alınamayacağını iyi bilmektedir. Bu yüzden de günümüz emperyalizm karşıtı gençliği aynı zamanda da kapitalizm karşıtı olarak kendisini bilinçlendirmekte ve kararlı bir kapışmanın adını doğru dillendirmeye başlamış bulunmaktadır. İşte bu görüşler ışığı altında Sosyalist Gençlik Birliği’ni örgütlemek, emperyalizmin ve işbirlikçilerinin karşısına dikmek gerekmektedir.
|